• SERGED Derneği

SERİK’TE KÜLTÜR TURİZMİ

En son güncellendiği tarih: 30 Kas 2020

Ülkemizin yeteri derecede gelir sağlayamadığı alanlardan olan kültür turizminden Serik İlçesi de içerisinde bir çok kültürel özellik barındırmasına rağmen yeterli geliri ve ilgiyi sağlayamamaktadır. İlçemizin kültürel varlıklarını sıralayacak olursak:


ASPENDOS ANTİK KENTİ

Sadece Anadolu’nun değil tüm Akdeniz havzasının en iyi şekilde koruna gelmiş Roma dönemi tiyatrosuna sahip Aspendos Antik Kenti, Antalya – Manavgat karayolunun 48. kilometresinde ve yolun 4 kilometre kadar kuzeyinde yer alır. İlçemiz Belkıs Beldesi’nde bulunan antik kent, Yunan efsanesine göre, Truva Savaşı’ndan sonra Pamphylia’ya gelen kahraman Mopsos liderliğindeki Argive kolonicileri tarafından kurulmuştur. Aspendos bölgede kendi adına madeni para bastıran ilk şehirlerden biridir. Önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunan Aspendos, Köprüçay Irmağı ile limana bağlanmaktadı

SILLYON ANTİK KENTİ

Perge ve Aspendos arasında yer alan bu Pamphylia şehri, yamaçları neredeyse tamamen dik, üzeri ise düzlük bir tepede kurulmuştur. İlçemizden 16 km uzaklıkta bulunan ve Antalya – Alanya karayolunun 29. kilometresindeki sapaktan kuzeye dönen yolun 8. kilometresinde yer alan önemli bir şehirdir. Bu tepe, olağan dışı fiziksel yapısıyla uzaktan bile görülebilir. Diğer tüm Pamphylia şehirleri gibi, Sillyon’un da genel olarak Truva Savaşı’ndan sonra Mopsos ve Calchas isimli kahramanlar tarafından kurulduğu kabul edilir.

PEDNELİSSOS ANTİK KENTİ

İlçemiz Kozan Köyü’nün 1 km doğusunda ve Bodrumkaya adıyla bilinen bir tepenin güney ve batı yamacında, yaklaşık 650 m yükseklikte bulunmaktadır. Bodrumkaya mevkiinde yer alan kalıntılar, Antalya'nın 75 km kadar kuzeydoğusunda konumlanır. Yerleşme ilk kez 1914 yıllarında İtalyan araştırmacılar tarafından ziyaret edilerek bilim dünyasına olasılıkla Pednelissos antik kenti olarak tanıtılmıştır.

GÖKÇEPINAR ANTİK YERLEŞİMİ

Gökçepınar köyü, Ardıçlı Dağı’nın güneybatısında, Bozkaya Dağı’nın kuzey batısında kurulmuş dağlık bir orman köyüdür. Antalya – Serik karayolu üzerindeki “Çandır Beldesi Sapağı” ndan kuzeye dönüp, Çandır – Alacami güzergahını takip ettiğinizde kısa sürede Gökçepınar’ a ulaşabilirsiniz. Antalya iline 55 km, ilçemize 24 km uzaklıktadır. Köyün içinden Pınarlı Deresi geçmektedir. Eskiden tarihi Aspendos yerleşim yerine kemerlerle ve tünellerle ulaştırılan suyun bu köydeki pınarlardan alındığı söylenmektedir. Halen, tünel ve kemer kalıntılarına rastlanmaktadır.

AKBAŞ KÖYÜ - KISIK HARABELERİ


İlçe merkezinden 28 km uzaklıkta bulunan Kısık Harabeleri’ ne, Akbaş köyü yolundan devam eden Naneli yaylasına gidilen stabilize yol güzergahından ulaşılmaktadır. 600 metre civarında yüksekliği bulunan Kısık bölgesinde Roma döneminden kalma geniş bir kale yerleşim yeri olan Kısık Harabeleri dikkat çeker. Köyün başka bir tarihi değeri de Kısık Deresi üzerindeki 40–50 metre yüksekliğindeki su kemeridir. Bu kemer, Aspendos Antik Kentine su taşıyan ve ünlü efsaneye konu olan kemerlerin uzantısıdır.


KÖPRÜLER


3.1.15.1 TARİHİ ASPENDOS KÖPRÜSÜ

Köprüçay nehri üzerinde, tarihte kendinden çokça bahsettirmiş olan tarihi köprülerden birisidir. Antalya - Alanya güzergâhında, Serik İlçesi yakınlarında Aspendos Antik Kenti yol ayrımından çok rahat görülmektedir. Köprü, Belkıs ya da Eski Köprü olarak da anılmaktadır. Aspendos Köprüsü ilk olarak Roma döneminde inşa edilmiştir. Köprünün Roma dönemindeki hâli depremler sonucu yıkılmış ve daha sonra 13. yüzyılda Selçuklular tarafından eski köprünün kalıntıları üzerine yeni bir köprü yapılmıştır.



PAŞAKEMERİ KÖPRÜSÜ

Halk arasında Paşa Köprüsü olarak adlandırılan köprünün derenin her iki kıyısındaki köprü ayaklarına ait kalıntılar mevcut olup, daha geniş ve yüksek olması gereken orta kemer ile batısındaki küçük kemer çökmüştür. Bitişiğine yeni bir köprü yapılmıştır.


KARGILI KÖPRÜSÜ

Halk arasında Kargılı Köprü olarak adlandırılan köprünün doğu ayağı ile küçük kemeri ayakta olup, orta (büyük) kemeri ile batı (küçük) kemeri yıkılmıştır. Aynı yol güzergâhındaki Paşakemeri Köprüsü ile aynı tarihlerde yapıldığı (Geç Osmanlı Dönemi) söylenebilir.


ÇAKALLIK KÖYÜ - KÖPRÜ

Suyunu Aksu Çayından alan bir dere üzerindeki köprü, beş gözlü olup memba ve mansap yönünden göz kemerlerini net bir biçimde görmek zordur. Köprünün yapım tekniği, tarihlemeye ışık tutacak sanat yapı tekniği göstermemektedir. Ancak yol güzergâhını işaret etmeleri bakımından önemlidir.


YÖRÜKLER

Günümüzde Yörükler, eski geleneklerini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. Konargöçerlerin sayısı 200 civarında olsa da ilçemizde yerleşik düzene geçenler de yazları yaylara giderek gelenekleri devam ettirmektedirler.

İlçemizde sosyal, kültürel ve ekonomik alt yapının özünü Yörükler teşkil eder. İlçede yaşayan Yörükler, yazları Sorgun ve Çayır Yaylasında; kışın ise Serik’ te ikamet etmektedirler. Yörükler açısından göç önemlidir. Hatta göç ile ilgili söyledikleri "Yörük ’e göçelim diyesiye önüne göçüver" sözü buna bir örnektir. Kışı Serik’ te geçiren Yörükler, Nevruzla birlikte yaylaya göçmek için hazırlıklara başlayarak yayla turizminin gelişmesinde rol oynamaktadırlar.


1- Honamlı Aşireti

2- Karahacılı Aşireti

3- Saçıkaralı Aşireti

4- Karakoyunlu Aşireti

5- Eskiyörük Aşireti

6- Çakal Aşireti


YÖRESEL YEMEKLERİMİZ (GASTRONOMİ)

1- Keşkek

2- Köfte

3- Piyaz

4- Darı Çorbası

5- Sütlü Bulamaç

6- Koca Tarhana

7- Nehli

8- Arap Aşı

9- Kekikli Çorba

10- Kulaklı Aş





3 görüntüleme0 yorum