SERİK'İN SOSYAL YAPISI 

YÖRÜKLER

Günümüzde Yörükler, eski geleneklerini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. Konargöçerlerin sayısı 200 civarında olsa da ilçemizde yerleşik düzene geçenler de yazları yaylara giderek gelenekleri devam ettirmektedirler. 

İlçemizde sosyal, kültürel ve ekonomik alt yapının özünü Yörükler teşkil eder. İlçede yaşayan Yörükler, yazları Sorgun ve Çayır Yaylasında; kışın ise Serik’te ikamet etmektedirler. Yörükler açısından göç önemlidir. Hatta göç ile ilgili söyledikleri "Yörük’e göçelim diyesiye önüne göçüver" sözü buna bir örnektir. Kışı Serik’te geçiren Yörükler, Nevruzla birlikte yaylaya göçmek için hazırlıklara başlayarak yayla turizminin gelişmesinde rol oynamaktadırlar.

1- Karahacılı Aşireti: Bu aşiret, altı mahalleden oluşmaktadır. Geldikleri dönemde Balkız köyünün muhtelif yerlerine yerleşen Karahacılı aşireti; Himmetli, Sarıabalı, Hacıhamzalı, Kaldırcılar, Ali Kâhya, Solaklı adlarıyla altı mahalleye ayrılmıştır. Bu aşiretin bir kısmı daha sonraları Üründü, Deniztepesi, Balkız, Ayanos, Kızıllar, Kuşlar köylerine dağınık ve küçük gruplar halinde yerleşmişlerdir.

2- Honamlı Aşireti

Honamlı adının, Orta Asya’da Hunnam adlı bir bölgeden geldiği tahmin edilmektedir. Ayrıca Çin lisanında Koyun kelimesi Hun olarak adlandırılmıştır. Koyunlu adı verilen bu Türklere, Çinliler Hun adını vermişlerdir. Honamlılar fiziksel yönden diğer aşiretlere pek benzemez. Honamlı aşireti de farklı mahallelere yayılmıştır.

3-Saçıkaralı Aşireti

Bu aşirete Haytalar adı da verilmiştir. Aşiret mensupları kendilerine “Hayta” denmesinden pek hoşlanmazlar. Yazın Şarkîkaraağaç tarafına göçerler. Aşiret, Kocayatak, Solak, Murtana, Gebiz tarafında kışlar.

 4- Karakoyunlu Aşireti

Karakoyunlu aşireti mahallelere ayrılmış değildir. Kışlak ve yaylaklarında otlaklarına göre topluluklar halinde yaşayan Karakoyunlular bir muhtarın idaresinde hareket ederler. Adlarını sahip oldukları Karakoyun sürülerinden almışlardır. Karakoyunlular; Karaboynuz, Cumalı, Gebiz tarafında kışlarlar.

5- Eskiyörük Aşireti

Basırlı, Çankara, Şehit Ahmetli diye üç mahalleden oluşan Eskiyörük aşireti ilk önce Boğazak ve Çakallık köylerine yerleşmiştir. Daha sonra civar köylere dağılan Eskiyörük aşiretinin en kalabalık mahallesi Basırlı’dır. En kalabalık aşiret sayılır. Basırlı aşireti Sulu Tekke, Yanköy, Kocayatak civarına yerleşmiştir. Aşiretin diğer aileleri Cumalı, Eminceler, Taşlık, Burmahancı köylerine yerleşmiştir. Daha çok ziraat ve hayvancılıkla geçinirler.

6- Çakal Aşireti

Bu aşiretin büyük bir kısmı, Gebiz havalisi, Ayanos ve Kuşlar tarafında yerleşmiştir.

YÖRESEL YEMEKLERİMİZDEN…

Keşkek: Buğday dövülür kabuğu alınır. Güzel bir şekilde yıkanır. Büyük kazanlarda odun ateşinde pişirilir. Daha sonra güzelce çırpılır. Sıcak olarak üzerine kızdırılmış tereyağı dökülerek servis yapılır.

Köfte: Güzel bir şekilde kıyılmış yağlıca dana veya davar etinden yapılır. Kıyma güzel bir şekilde baharatları katılarak yoğrulur. Pişirilerek yanında yeşilliklerle servis edilir. Köfteden önce piyaz yemek gelenektir.

Piyaz: Yörenin en iyi kuru fasulyesi haşlanarak yapılır. Üzerine özel olarak hazırlanmış tahinli sos dökülür. Mutlaka haşlanmış yumurta, domates, soğan ve maydanoz ile süslenerek servis yapılır.

Darı Çorbası

Biraz su kaynatılır. İçine bir miktar darı (mısır) atılır. Darılar iyice piştikten sonra üzerine yağ dökülüp yenilir.

Sütlü Bulamaç

Sütün içine biraz su katılarak ateşte kaynamaya bırakılır. Süt kaynadıktan sonra bir tabakta suyla ezilen un içine dökülür. Biraz tuz serpilir. Biraz koyulaşınca ocaktan indirilir. Soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra yenilir.

Koca Tarhana

Buğday el değirmeninde yarılır. Yarıldıktan sonraki ayran buğdayın üzerine dökülür ve kaynatılır. Sabaha kadar bekletilir. Sabah kuruması için güneşe konur. Kuruduktan sonra çorbası yapılıp içilir.

Nehli

İçinde bolca arpacık soğanın olduğu sulu et yemeğidir.

Arap Aşı

Ocağa su konur. Un ilave edilir. Bulamaç haline getirilir. Çorba şeklinde pirinçsiz olarak acılı pişirilir ve bulamaca katılır.

Kekikli Çorba

Yarma buğday kaynatılır. İçine kekik ve nohut atılır. Pişince ayranın içine dökülür ve üzerine yağ kesilir.

Kulaklı Aş

Yufka biraz kalınca açılır. Yufka oklavaya dolanır. Sarılmış yufka bir çizgi halinde ikiye bölünür. Daha sonra muska dilimi şeklinde kesilir ve kaynayan suya atılır. Çıkarıldıktan sonra soğuk suya tutulur. Sarımsaklı yoğurdun içine karıştırılır. Üzerine yağ kesilir.

 

GÜREŞ

Tarihi çok eskilere dayanan karakucak, yağlı güreş, şalvar ve aba güreşi gibi geleneksel güreşlere ev sahipliği yapmış ve pehlivanlar diyarı olarak tanınmış Serik’te sporun ayrı bir yeri ve önemi vardır. Serik’te spor deyince akla ata sporumuz güreş gelmektedir. Güreş branşında ilçemizde yetişmiş birçok sporcu bulunmaktadır. İsmail OGAN gibi olimpiyat şampiyonu bir güreşçinin yetişmesi güreşe olan ilginin başlıca sebebidir. İsmail OGAN gibi olimpiyat şampiyonu bir güreşçinin yetişmesi güreşe olan ilginin başlıca sebebidir.  İsmail OGAN’ dan sonra da ilçemizde birçok güreşçimiz Türkiye Şampiyonalarında dereceler yapmış, millî mayoyu giymiştir.

Minder güreşinin yanında ilçe insanı, yağlı güreşe de ilgi duymaktadır. Yağlı güreş, geleneksel bir Türk sporudur. Güreşçiler vücutlarına yağ sürerek güreştikleri için bu şekilde adlandırılır. Er Meydanı denilen alanlarda yapılır. Güreşçilerin vücutlarının yağlanması nedeni ile birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spordur. Son yıllarda ilçemizin hemen hemen her köyünde düğün ve sünnet merasimlerinde ya da çeşme, yol, cami, okul açılışlarında yağlı güreşler düzenlenmekte, büyük bir izleyici kitlesi tarafından takip edilmektedir. Günümüzde ilçemizde yılda bir ya da iki kez yağlı güreş organize edilmektedir.